Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

UYAN EY UYKUSU ÇOK GÖZLERİM UYAN

Resim
Metroları severim ben. Metrolar yaşar çünkü, hayat gibidir metrolar.Her binişinizde bir hikaye vardır dikkatli baktığınızda. Elleri kırışmış bir teyzenin tutunuşu vardır hayata… Yeni doğmuş bir bebeğin umudu… Yorgun işçinin emeği... Öğrencinin dersi … Müziğin ahengi vardır, anne kız kol kola vagon vagon gezerken çaldığı akordiyonda. Teknolojinin esareti, bazen sınıflandırma vardır bazen bir sabah gülümseyişi, bazen aşk vardır. (Aşk varsa eğer!) Bazen kahve tadı sohbetler ve bazen kırıcı sürtüşmeler. Acele vardır, bir telaş, bir koşturma bazen yardımlaşma,  iki valiz tutumu…  İki kelime arası tanıştığın çocukla sevgi vardır.. O kadar yol bitmez diyerek bitirdiğin yeni kitaplar vardır…  İtiş kakış ve kalabalık vardır. Bazen de gören gözlerin görmeyenleri görmemezlikten geldiği zamanlar vardır.. Bir anlığına karanlığa gömüldüğünüzü düşünün ve daha önce hiç görmemiş olmayı ve dünyanın neye benzediğini bilmediğinizi… Acaba gökyüzü ne renk? Ya da çimler yada deniz ne ren...

EGO LEGO LETS GO

Resim
Egonu yenmeyi başardığın zaman, içindeki bütün karanlıklar aydınlığa dönüşecektir- RUMİ Kimliğimizin en önemli parçasını oluşturan benlik kavramıdır ego. Kişisel gelişim ve tassavufun karşı karşıya kaldığı ve çatıştığı bir konu aslında ve insan olmanın, olabilmenin ilk aşamasıdır ego. İsterseniz önce tasavvufta ki ego kavramına bakalım; İbn-i Arabi’ye göre   ego, iki şey arasında bulunduğu yer ile tanımlanır. insan nefsi(egosu), hem cennete doğru yükselen Tûba ağacının, hem de cehenneme doğru kök salan Zakkum ağacının potansiyel tohumlarını ihtiva eden iki anlamlı bir varlık olup, bu iki anlam arasında binlerce derecelendirme gözlenmektedir. Bu açıdan ego hem Allah’ı ("O"nu) gösteren hem de "O"ndan uzaklaşan iki yönlü gelişme potansiyeline sahiptir. Kişisel gelişimde ise ; Ego insanın özsaygı, özgüvenini oluşturduğu iç dünyasıdır. Araştırmalara göre ego yani benlik ceninin 12 haftalık olmasından itibaren anne rahminde oluşmaya başlıyor. Çocuklarda bili...

AŞK MI AŞK SANDIKLARIMIZ MI?

Resim
Kasım ayının farklı bir büyüsü var AŞK üzerinde.  “Kasımda aşk başkadır” derler ya öyle bir inanış yerleşmiş bilincimize. Kasımda mı başka sadece AŞK, yoksa AŞK’IN kendisi mi zaten bambaşka? İnsan ruhu bedenine üflenmeden önce bile aşk vardı. Mitolojik hikâyeler, Mecnunlar, Jülyetler… Zaman geçtikçe aşkın kavramı da bambaşka bir boyut aldı. Gerçek aşk neydi sahi? Kafamızda oluşturduğumuz standartlara uygun ve ihtiyaçlarımıza binaen toplumunda onayladığı bir ilişki yaşamak mıydı? Gerçekten neden âşık oluyorsun? Bu ilişki gerçek sevgi mi ? Hangi ihtiyacını karşılıyor? Yalnızlığını mı, sevmek mi, sevilmek mi, geçmiştekini unutmak mı, sırf can sıkıntın mı, cinsel yaşam mı, yoksa sadece egonu mu koruyorsun? Birçoğumuz bu ihtiyaçları karşılayacak birine duygularımızı yoğunlaştırıyor adına da aşk deyip çıkıyoruz işin içinden. İhtiyaçlarımızın karşılanmadığını gördüğümüzde ise aşk acısı çekiyorum diyoruz. Aslında bu aşk acısı değil! Bu sadece yapılan alışverişin karşılıksı...

ZİHNİNDEKİ CEHENNEM

Resim
Nasıl ki fizikte iki cisim aynı nokta da bulunamaz diye bir kanun varsa Psikolojide de aynı kanun yürürlüktedir. Eğer kafanızı cesaret,  sevgi, anlayış, tolerans düşünceleriyle doldurursak menfi (kötü) bütün düşünceler kaçar gider. Bugün biraz olumlu yani proaktif düşünce yapısından bahsetmek istiyorum. Proaktif düşünce yapısı sanıldığının aksine Polyanacılık değil, her şartta ve koşulda bulunduğumuz olumsuz  durumlar karşısında alternatif çözümler bulmaktır. Başarılı insanların kullandığı yöntemde budur. Olayları görmemezlikten gelmek yerine farklı bir bakış açısı geliştirilerek yeni çözümler üretmesidir. Uzmanlar 'Beynin ne yaptığını biliyoruz ama ne yapacağını bilmiyoruz ' diyor. Olumlu düşünce tıpkı diğer alışkanlıklar gibi öğrenilebilir bir alışkanlıktır. Beynimizin iki kısmı bulunur. Sol tarafta olumlu düşünceler sağ tarafta ise olumsuz düşünceler yer alır. Kızgınlık öfke kendine güvensizlik, kavga, kendini kötü eleştirmek beynin sağ tarafını (Olumsuz ...

LANET OLASI YAŞAM KOÇLARI:)

Resim
Bu sabah metroda yolculuk yaparken    bir kitap okuyorum, kitabı ve yazarın adını vermeyeceğim ama bu yazıyı yazmama    vesile olduğu için kendine teşekkür etmek istiyorum. Kitabın daha ilk başından başlayarak Yaşam koçlarına göndermeler yapılıyor. Devamını okuduğunuzda ise durum o kadar komikleşiyor ki bir koçun söylediği şeylerin hemen hemen aynısını kulağını sol taraftan tutarak anlatıyor. N eden birçok meslek gurubu Yaşam Koçlarına karşı? Psikologlar, rehber öğretmenler, insan kaynakları, üst düzey yöneticiler, doktorlar, diyetisyenler hatta ve hatta son zamanların modası din adamları… Koçluk nedir ne değildir kısmını teknik olarak anlatmayacağım bunun için bu alanda yıllarını vermiş emek harcamış üstatların yeteri kadar değerli ve açıklayıcı kitaplarında fazlasıyla bahsediliyor. Bende elimden geldiği kadar katıldığım radyo programlarında ve eğitimlerimde bahsediyorum. Yukarda bahsettiğim meslek guruplarının hepsi için bir üniversite mezunu olmak gerekiyor...